Seni sen söylemeden anlayan bir dostun olsaydı.

Derdini anlatamamaktan yakınıyorsun.
Sesini duyuramamak canını yakıyor.
Varlığını hiçe sayanlara içerliyorsun.
Anlaşılmamak yüreğini kanatıyor.
Seni sen söylemeden anlayan bir dostun olsaydı,.
... ne çok sevinirdin

Yüreğini senin göğsüne koyan Yaratıcın.
Yüreğinden geçenleri bildiğini bildiriyor sana.
Sen dile getirmesen de içini oyan sızıları,
ruhunu kemiren pişmanlıkları açık bir söz gibi duyuyor.
Diyor ki, başkalarından sakladığını bildiğim gibi,
Kendinden sakladıklarını bile biliyorum.
Seni en çok O anlıyor.
Sesini bir yükseltte öyle konuşalım, demiyor.
Bir dilekçe yaz da sonra değerlendirelim, demiyor...”

Senai Demirci