Follow us on Facebook Follow us on Twitter Linked In Flickr Watch us on YouTube My Space Blogger
Kayıt ol
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    FLAT CLUP
    Üyelik tarihi
    Haziran 2014
    Yaş
    45
    Mesajlar
    0
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart es-SUARÂ SURESI

    es-SUARÂ SURESI

    26:1 - Tâ, Sîn, Mîm.

    26:2 - Bunlar sana apaçık kitabın âyetleridir.

    26:3 - (Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın!

    26:4 - Biz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır.

    26:5 - Bununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.

    26:6 - Üstelik (ona) "yalandır" dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir.

    26:7 - Yeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirmişiz.

    26:8 - Şüphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nişane) vardır; ama onların çoğu iman etmezler.

    26:9 - Ve şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:10 - Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi.

    26:11 - "Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?"

    26:12 - (Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."

    26:13 - "Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."

    26:14 - "Hem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler."

    26:15 - (Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz."

    26:16 - "Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: İnan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz.

    26:17 - İsrail oğullarını bizimle beraber gönder."

    26:18 - "Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının bir çok yıllarını aramızda geçirmedin mi?"

    26:19 - "Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!"

    26:20 - Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım."

    26:21 - "Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı."

    26:22 - "O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır. "

    26:23 - Firavun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki?"

    26:24 - Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir."

    26:25 - (Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.

    26:26 - Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir."

    26:27 - (Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi.

    26:28 - Musa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir."

    26:29 - Firavun: "Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim" dedi.

    26:30 - Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"

    26:31 - Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi.

    26:32 - Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

    26:33 - Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi.

    26:34 - Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"

    26:35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"

    26:36 - Dediler ki: "Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder."

    26:37 - "Bütün bilgiç sihirbazları sana getirsinler."

    26:38 - Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.

    26:39 - Halka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi.

    26:40 - "Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız" dediler.

    26:41 - Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Şayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardır, değil mi?" dediler.

    26:42 - Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksınız" dedi.

    26:43 - Musa onlara "Atın, ne atacaksanız" dedi.

    26:44 - Bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un kudreti hakkı için şüphesiz elbette bizler galip geleceğiz" dediler.

    26:45 - Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!

    26:46 - Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

    26:47 - "İman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine "

    26:48 - "Musa ve Harun'un Rabbine!"

    26:49 - Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim!"

    26:50 - "Zararı yok dediler nasıl olsa biz Rabbimize döneceğiz."

    26:51 - "Herhalde biz müminlerin evveli olduğumuzdan dolayı, Rabbimizin bize mağfiret buyuracağını ümit ederiz"

    26:52 - Biz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik.

    26:53 - Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi:

    26:54 - "Esasen bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir cemaattır."

    26:55 - "(Böyle iken) hakkımızda çok gayz (öfke) besliyorlar. "

    26:56 - "Biz ise, elbette uyanık (ve tekvücut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu.)

    26:57 - Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pınarlardan,

    26:58 - Hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık.

    26:59 - Ve onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık.

    26:60 - Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.

    26:61 - İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler.

    26:62 - Musa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir."

    26:63 - Bunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi,

    26:64 - Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik.

    26:65 - Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık,

    26:66 - Sonra da ötekileri suda boğduk.

    26:67 - Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

    26:68 - Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:69 - (Resulüm!) onlara İbrahim'in kıssasını da naklet.

    26:70 - Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.

    26:71 - "Birtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız" dediler.

    26:72 - İbrahim "Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?"

    26:73 - "Veya size fayda veya zararları olur mu?"

    26:74 - "Yok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk."

    26:75 - İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"

    26:76 - İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"

    26:77 - "Hep onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)"

    26:78 - "O ki, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir,"

    26:79 - "Beni yediren, içirendir,"

    26:80 - "Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir."

    26:81 - "O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir. "

    26:82 - "Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur."

    26:83 - "Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat."

    26:84 - "Sonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle!"

    26:85 - "Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!"

    26:86 - "Babamı da bağışla, çünkü o yanlış gidenlerdendir. "

    26:87 - "(İnsanların) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme."

    26:88 - "O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"

    26:89 - "Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer)."

    26:90 - (O gün) Cennet müttakilere yaklaştırılmıştır.

    26:91 - Azgınlar için de cehennem hortlatılmıştır.

    26:92 - Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir.

    26:93 - Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir.

    26:94 - Ve arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.

    26:95 - Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki:

    26:96 - Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki:

    26:97 - "Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

    26:98 - "Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk."

    26:99 - "Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı."

    26:100 - "Bak bizim için ne şefaatçiler var,"

    26:101 - "Ne de yakın bir dost."

    26:102 - "Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik."

    26:103 - Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır; oysa çokları iman etmiş değillerdir.

    26:104 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:105 - Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

    26:106 - Hani kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

    26:107 - "Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim.

    26:108 - "Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

    26:109 - "Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatımı verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir."

    26:110 - "Gelin, artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

    26:111 - "Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?"

    26:112 - Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur."

    26:113 - "Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize!"

    26:114 - "Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim."

    26:115 - "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    26:116 - Dediler ki: "Ey Nuh! Eğer vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşa tutulanlardan olacaksın!"

    26:117 - Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti."

    26:118 - "Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."

    26:119 - Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.

    26:120 - Sonra da arkasında kalanları suda boğduk.

    26:121 - Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

    26:122 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:123 - Â d (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

    26:124 - Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

    26:125 - "Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş, güvenilir bir Peygamberim."

    26:126 - "Gelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

    26:127 - "Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. "

    26:128 - "Siz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz?"

    26:129 - "Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?"

    26:130 - "Hem tuttuğunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz."

    26:131 - "Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

    26:132 - "O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,"

    26:133 - "Davarlar, oğullar,"

    26:134 - "Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir."

    26:135 - "Cidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum."

    26:136 - "Dediler ki: "Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir."

    26:137 - "Bu sırf eskilerin âdetidir."

    26:138 - "Biz azaba uğratılacak da değiliz."

    26:139 - Böylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.

    26:140 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:141 - Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

    26:142 - Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

    26:143 - "Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

    26:144 - "Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

    26:145 - "Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."

    26:146 - "Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"

    26:147 - "Bahçelerin, pınarların içinde,"

    26:148 - "Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında,"

    26:149 - Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz."

    26:150 - "Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin."

    26:151 - "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın."

    26:152 - "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın."

    26:153 - "Sen dediler, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!"

    26:154 - "Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir âyet (mucize) getir."

    26:155 - Salih "İşte (mucize) bu dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin" dedi.

    26:156 - "Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir."

    26:157 - Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.

    26:158 - Çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.

    26:159 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:160 - Lût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

    26:161 - Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız?"

    26:162 - "Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

    26:163 - "Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

    26:164 - "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."

    26:165 - "İnsanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?"

    26:166 - "Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!"

    26:167 - Onlar şöyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksın."

    26:168 - Lût "Doğrusu ben, dedi, sizin bu işinize buğzedenlerdenim."

    26:169 - "Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar."

    26:170 - Biz de onu ve ailesinin tamamını kurtardık,

    26:171 - Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldı.

    26:172 - Sonra geridekilerin hepsini helak ettik.

    26:173 - Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!

    26:174 - Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.

    26:175 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:176 - Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti.

    26:177 - Hani Şuayb onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

    26:178 - "Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

    26:179 - "Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

    26:180 - "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan yalnız âlemlerin Rabbidir."

    26:181 - "Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın."

    26:182 - "Ve doğru terazi ile tartın."

    26:183 - "Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

    26:184 - "O sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun."

    26:185 - Onlar şöyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin."

    26:186 - "Sen de bizim gibi bir beşerden başka nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz."

    26:187 - "Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten bir parça düşürüver."

    26:188 - Şuayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi.

    26:189 - Hülasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. O cidden büyük bir günün azabı idi!

    26:190 - Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.

    26:191 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    26:192 - Ve muhakkak ki bu (Kur'ân) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.

    26:193 - (Resulüm!) Onu Rûhu'l-emin (Cebrail) indirdi;

    26:194 - Uyarıcılardan olasın diye senin kalbin üzerine;

    26:195 - Açık parlak bir Arapça lisan ile.

    26:196 - O, şüphesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardı.

    26:197 - İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir âyet (delil) değil midir?

    26:198 - Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi.

    26:199 - Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi.

    26:200 - Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

    26:201 - Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

    26:202 - İşte bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.

    26:203 - O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?...diyeceklerdir.

    26:204 - (Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabımızı çarçabuk istiyorlardı.

    26:205 - Gördün ya artık onlara senelerce zevk ettirsek,

    26:206 - Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,

    26:207 - O yaşadıkları zevkin kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.

    26:208 - Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.

    26:209 - (Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.

    26:210 - Onu (Kur'ân'ı) şeytanlar indirmedi.

    26:211 - Bu onlara hem yaraşmaz hem güçleri yetmez.

    26:212 - Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

    26:213 - O halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba uğratılanlardan olursun.

    26:214 - (Önce) en yakın hısımlarını uyar.

    26:215 - Ve sana uyan müminlere kanadını indir.

    26:216 - Şayet sana karşı gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak uzağım."

    26:217 - Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

    26:218 - O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.

    26:219 - Ve secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor.)

    26:220 - Çünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O'dur.

    26:221 - Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

    26:222 - Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler.

    26:223 - Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.

    26:224 - Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar.

    26:225 - Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?

    26:226 - Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?

    26:227 - Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.

  2. #2
    FLATCLUP Külkedisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs 2014
    Mesajlar
    6.724
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    Eline emeğine yüreğine sağlık Ayten...Güzel paylaşım için teşekkür ederim...

 

 

Benzer Konular

  1. er-RA`D SURESI
    Konu Sahibi AYTENN Forum Kuran Ve Hadislerde Dua
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19 Ocak 2015, 17:26
  2. Hûd suresi
    Konu Sahibi AYTENN Forum Kuran Ve Hadislerde Dua
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19 Ocak 2015, 17:25
  3. el-A`RÂF SURESI
    Konu Sahibi AYTENN Forum Kuran Ve Hadislerde Dua
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19 Ocak 2015, 17:25
  4. el-EN`ÂM SURESI
    Konu Sahibi AYTENN Forum Kuran Ve Hadislerde Dua
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19 Ocak 2015, 17:24
  5. Hûd suresi
    Konu Sahibi AYTENN Forum Kuran Ve Hadislerde Dua
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19 Ocak 2015, 17:23

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:31.
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright © 2019 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
Yukarı Fırlat